Ortadoğu’da Düşünce - Medeniyet Çatışması ve Medyanın Rolü


Sosyal medya, siyasi protestolarda kitleler arasındaki iletişimi ve etkileşimi kolaylaştırmada önemli bir rol oynamıştır. Protestocular, gösteriler (hem hükümet yanlısı hem de hükümet karşıtı) düzenlemek, faaliyetleri hakkında bilgi yaymak ve devam eden olaylar hakkında yerel ve küresel farkındalık oluşturmak ve bilgi edinmek için sosyal medyayı kullanmışlardır. Tarih boyunca Ortadoğu, medeniyetlerin beşiği olmuş; felsefi, dini ve siyasal düşüncenin doğduğu ve şekillendiği bir merkez haline gelmiştir. Tarih öncesi vakitlerden Osmanlı'ya, sömürgecilikten modern ulus-devletlere uzanan süreçte bu bölge, farklı fikirlerin, inançların ve ideolojilerin kesişim noktası olmuştur. Ancak, 20. yüzyılın sonlarından itibaren küreselleşme, modernleşme ve siyasal İslam gibi unsurların etkisiyle Ortadoğu’da fikir ve medeniyet çatışmaları derinleşmiştir. Bu çatışmanın en çarpıcı yansımalarından biri ise 2010’ların başında başlayan ve bölgeyi köklü bir değişime sürükleyen Arap Baharı olmuştur.


    Arap Baharı, 2010’ların başında Arap dünyasının ve hatta çevre ülkelerin çoğuna yayılan bir dizi hükümet karşıtı protesto, ayaklanma ve silahlı isyandır. İsyanlar, toplu protestolar ve ayaklanmalar toplum içerisinde yaygın olan fikirlerin veya bir medeniyetin içinde bulunduğu sosyal, siyasi ve ekonomik durumların birer somut çıktısı olarak görülebilir. Nitekim Arap Baharı, Tunus’ta gündeme gelen yolsuzluk iddiaları ve ekonomik durgunluğa bir yanıt olarak başladı[1]. Bu nedenle Arap Baharı sürecinin incelenmesi sosyolojik ve siyasi gelişiminin anlaşılmasında önemli bir yer tutar.


    Bilişim Teknolojileri ve Siyasal İslam üzerinde yapılan araştırmalar, “çevrimiçi devrimci” tarzı motivasyonların genellikle sahadaki kitlesel protestoları önceden haber verdiğini ve sosyal medyanın Arap Baharı'ndaki siyasi tartışmaları şekillendirmede merkezi bir rol oynadığını bulmuştur [2]. Çeşitli ülkelerde, hükümetler sosyal medyayı vatandaşlarla etkileşim kurmak ve hükümet süreçlerine katılımlarını teşvik etmek için bir araç olarak kullanmıştır. Yalnız bunların aksine, bazı yönetimler internet trafiğini izleme, web sitelerine erişimi kısıtlama ve Mısır gibi önemli durumlarda internet erişimini tamamen durdurma girişiminde bulunmuştur. Bu önlemler genellikle olası huzursuzluğun üstünü örtmek için uygulanmıştır [3].


    Sosyal medyanın etkisi haliyle ülkeye, mevcut hükümete, halkın sosyo-ekonomik durumu gibi çeşitli fonksiyonlara göre değişen sonuçlar vermiştir. Sosyal ağlar, yönetici rejimlerin çok az veya hiç sosyal tabanının olmadığı Tunus ve Mısır'da en az iki rejimin hızlı ve nispeten barışçıl bir şekilde dağılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca Suriye ve Bahreyn'de toplumsal ve politik seferberliğe de katkıda bulunmuşlardır. Suriye Elektronik Ordusu, hala aktif bir Suriye "hacktivist" grubu olarak Beşşar Esad tarafından 2011 yılında kurulmuş, siyasi muhalefeti ve haber sitelerini hedef almak ve onlara karşı siber saldırılar başlatmak, spam gönderme, web sitesi tahrifi, kötü amaçlı yazılım, kimlik avı ve hizmet reddi saldırıları kullanarak, siyasi muhalif grupları, batılı haber kuruluşlarını, insan hakları gruplarını ve Suriye çatışmasına karşı görünüşte veya tarafsız olan web sitelerini hedef alarak kontrol altında tutmak için kurulmuştur. [4][5]



Görsel (1): Ocak 2011'den bir fotoğrafta, Tunuslu protestocular Tunus'taki başbakanlık ofisi yakınında Muhammed Buazizi'nin bir posterinin altında gösteri yapıyor, Salah Habibi/AP Photo


    Tunus hükümeti protestoların koordine edildiği belirli rotaları ve web sitelerini engellerken, Mısır hükümeti daha da ileri giderek önce Facebook ve Twitter'ı (şimdiki adlarıyla Meta ve X) engelledi, ardından 28 Ocak 2011'de 4 ulusal İnternet Servis Sağlayıcısını ve tüm cep telefonu şebekelerini kapatarak ülkedeki internete erişimi tamamen engelledi [6]. Mısır'daki internet kesintisi protestoları durduramadı ve aksine onları körükledi [7]. Zeynep Tufekci'nin açıkladığı gibi:


"Mısır'daki büyük protesto iyi bilinen, merkezi bir yerde gerçekleşti: Tahrir Meydanı. Evdeki insanlarla Tahrir Meydanı'ndaki insanlar arasındaki iletişimi kesmek, protestoların varlığı veya yeri hakkında gizli tutulacak çok az şey olduğu için etkisiz bir sansür biçimiydi. Ancak sert sansür eylemi ülkeye güçlü bir mesaj gönderdi ve protestoların hükümete yönelik oluşturduğu tehdidin kapsamından haberdar olmayabilecek insanları uyardı.

Bağlantının kesilmesi, Mısırlıların evdeki olayları beklemesini de zorlaştırdı, çünkü aniden bilgi karanlığına sürüklendiler. Birçok protestocu bana, cep telefonu iletişiminin kesilmesinin, geniş ailelerinin sonunda Tahrir Meydanı'nda kendilerine katılmasını sağlayan şey olduğunu söyledi. Ya evde oturup çocukları, akrabaları, yakınları ve arkadaşları hakkında endişelenebilirlerdi ya da her şeyin olup bittiğini bildikleri yere gidebilirlerdi. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, çoğu tam da bunu yaptı."

— Zeynep Tufekci, Twitter ve Göz Yaşartıcı Gaz, s. 248 [8]


    Bu sansür önlemleri Mısır ve Tunus hükümetlerinin devrilmesini engellemediği için, bazıları sosyal medyanın Arap Baharı'ndaki rolünün abartıldığını, muhtemelen başka sosyal ve politik faktörlerin de rol oynadığını savunuyor. Yasemin (Tunus) Devrimi'nin ardından genç Mısırlılar, Mısır'ın "en büyük ve en aktif çevrimiçi insan hakları aktivist grubu" olan 6 Nisan Gençlik Hareketi tarafından organize edilen "Hepimiz Halid Said'iz" adlı Facebook kampanyasının yardımıyla çevrimiçi protesto çağrısını yaydılar [9]. Sosyal ağların en aktif kullanıcılarının (genç, şehirli ve nispeten diğerlerine göre eğitimli) profili, Ocak 2011'de ülkede ortaya çıkan ilk hükümet karşıtı protestocuların tanımıyla uyuşuyor. 


    Yasemin Devrimine giden yolda hiç kimse, Tunus’ta başlayan protesto hareketlerinin, hükümeti devireceğini tahmin etmemişti. ”2005 Enformasyon Toplumu Zirvesi” esnasında kitlesel gösteriler halinde siyasi protestolar başladı. Takvimler 2008 yılına geldiğinde ise ekonomik sıkıntılardan kaynaklanan gösteriler ülkede boy gösterdi. En son protesto dalgası, 17 Aralık 2010 tarihinde meydana geldi ve hem Yasemin Devriminin hem Arap Baharının fitili ateşledi. Protestolar, Aralık sonu itibariyle tüm ülkeye yayıldı. Ekonomik sıkıntılardan dolayı insanlar sokaklarda protestolarına devam ettiler. Hükümet, protestoların başlarında protestolara güvenlik yaklaşımıyla cevap verdiğinden 30 kişi hayatını kaybetti. Protestolar, sosyal medya yoluyla ülke genelinde yayılmasına neden oldu. Dönemin 23 yıllık devlet başkanı Zeynel Abidin Bin Ali, demokratikleşme sözü verse de Tunus ordusunun zorlamasıyla 14 Ocak 2011 tarihinde ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. 


Görsel (2): Mısır’ın başkenti Kahire’deki Tahrir Meydanı Arap Baharı’nın sembolik mekanlarından biri oldu, 2011, Reuters


    Anlaşılabileceği üzere kitlesel iletişim araçları ve sosyal medya, insanların içerisinde bulundukları durumları başkalarına ulaştırması ve başkalarının durumlarından haberdar olmasına kolaylık sağlayarak bölgesel çaplı fikirlerin adeta bir kelebek etkisiyle büyük olaylara sebep olabileceğini açıkça gösterir.


Görsel (3): Tahrir meydanındaki pankart: "Halk rejimin devrilmesini istiyor" , 2011, LA Review of Books


    Halkın büyük bir kısmı fakirlik ve yoksulluk içerisinde yaşarken dönemin devlet başkanı Muhammed Hüsnü es-Seyyid Mübarek’in ailesi, ordu, işadamları ve bürokratlar zenginlik içerisinde hayatlarına devam ediyorlardı. Tüm bunların üstüne muhalefete ve özgür basına saygı gösterilmiyordu. Çiftçiler zor durumdaydı. Kısa sürede sosyal medyanın etkisiyle de halk sokaklara döküldü. Mübarek, güvenlik tedbirleri alarak sorunları çözmeye çalıştı. Gösterilerin akıbetini ordu ve Amerika Birleşik Devletleri belirlemiştir. Halk gösterileri neticesinde 1981 yılından beri iktidarda bulunan Hüsnü Mübarek görevini bırakmak zorunda kalmıştır. Ardından Haziran 2012’de yapılan başkanlık seçimlerinde galip gelen Muhammed Mürsi İsa el-Eyyat, Mısır devletinin 5. Devlet başkanı oldu. Göreve gelmesinin ardından bir yıl geçmişti ki 3 Temmuz 2013 tarihinde Abdülfettah Said Hüseyin Halil es-Sisi önderliğinde Mısır Silahlı Kuvvetlerin tarafından yapılan askeri darbe ile görevinden alındı ve hapsedildi. 


    Bu askeri darbenin ardından, Tahrir (Özgürlük) Meydanında toplanan kalabalık halk gösterilerine devam ederken televizyonlarda hiç bir gösteri yaşanmadığı yönünde halkı manipüle etmek adına Tahrir Meydanının boş olduğuna dair görüntüler yayınlanıyordu. Ancak vatandaşlar herhangi bir uluslararası kanalı açtıkları zaman durum tam tersiydi. 


Görsel (4): Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan Tahrir Meydanında toplanan halk, 8 Şubat 2011, Flickr Mona


    Bütün bu yaşananlar gösteriyor ki medya, kimin elinde olduğuna ve gelişmişlik seviyesine göre fikirlerin inşasına, bu fikirler ise medeniyetlerin inşasına neden oluyor. Protestolar hem internet kullanımının çok yüksek olduğu ülkelerde (2011'de nüfusunun %88'inin çevrimiçi olduğu Bahreyn gibi) hem de internet kullanımının en düşük olduğu ülkelerde (Yemen ve Libya) gerçekleşti [10]. Sosyal medya platformlarının kullanımı protestolar sırasında Arap ülkelerinde, Libya hariç, iki katından fazla arttı [11]. Facebook, Twitter ve diğer büyük sosyal medya araçları özellikle Mısırlı ve Tunuslu aktivistlerin hareketinde önemli bir rol oynadı [12]. 2011 Mart ayında yapılan bir ankete göre Mısırlı ve Tunusluların neredeyse onda dokuzu, protestoları organize etmek ve farkındalık artırmak için Facebook gibi sosyal medya uygulamalarını kullandıklarını belirtti. [13]


    Mısırlı genç erkek nüfusun büyük bir çoğunluğu, modernleşmemiş geçmişlerinden kaçışlarını simgelemek adına kendilerini "Facebook nesli" olarak adlandırdı. Sosyal medya siteleri, Ahmed Mahed tarafından organize edilen ve ülke çapında bir işçi grevi örgütlemek ve teşvik etmek için yola çıkan ve daha sonra "Tunus İlerici Gençliği"nin yaratılmasına ilham veren 2008 "6 Nisan Gençlik Hareketi" de dahil olmak üzere birçok hayal kırıklığına uğramış vatandaş tarafından oluşturulan farklı hareketler için bir platformdu.  [14]


    Arap Baharı sırasında, insanlar Mısır Devrimi'ndeki polis vahşeti gibi iddia edilen insanlığa karşı suçlar hakkında farkındalık yaratmak için Facebook'ta sayfalar oluşturdular [15]. Kuzey Carolina Üniversitesi'nden Zeynep Tufekci ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'ndan Christopher Wilson'ın yaptığı bir araştırmada, "genel olarak sosyal medya ve özellikle Facebook, rejimin kolayca kontrol edemeyeceği yeni bilgi kaynakları sağladı ve vatandaşların protestolara katılım, protesto lojistiği ve başarı olasılığı hakkında bireysel kararlar alma biçimlerini şekillendirmede çok önemliydi." diyerek yeni sosyal medya ağlarının ve küreselleşen dünyada internetin önemini gözler önüne sermektedir. George Washington Üniversitesi'nden Marc Lynch ise bu durumu, "sosyal medya destekçileri diyalog ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir kamusal alan yaratmayı ön görürken, gerçekte İslamcılar ve muhalifleri kendi kamplarına çekiliyor, birbirlerinin önyargılarını güçlendirirken, merkezin haline geldiği kimsenin olmadığı topraklara ara sıra retorik bombalar atıyorlar." şeklinde açıklıyor [16]. Lynch ayrıca bir “Dış Politika” makalesinde belirttiği gibi, "Bir araya gelmiş, slogan atan Yemenli veya Mısırlı kalabalığın demokratik değişim talep ettiği fotoğraf ve videolara göz gezdirmek ve Facebook haber akışınızda başsız 6 yaşında bir kız çocuğunun kanlı görüntüsüyle uyanmak arasında çok farklı bir şey var." [17]


    Sosyal ağlar, halkın koordine olması ve iletişim kurmaları için tek araç değildi. İnternet kullanımının en düşük olduğu ve sosyal ağların sınırlı rol oynadığı Yemen ve Libya gibi ülkelerde, ana akım elektronik medya cihazlarının (cep telefonları, e-postalar vs.) rolü, ülkedeki durumu aydınlatmak ve protestolar hakkında dış dünyaya bilgi yaymak için çok önemliydi. Mısır'da, özellikle Kahire'de, camiler protesto eylemlerini koordine etmek ve kitlelere farkındalık yaratmak için ana platformlardan biriydi. [18]


Görsel (5): 2011 Mısır Devrimi sırasında Tahrir Meydanı'nda askerî araç üzerindeki protestocular, Ramy Raoof


    Sonuç olarak dünyamızın yakın geçmişinde yaşanan bütün bu olaylar göstermektedir ki medya fikirler oluşturmada, yok etmekte, yaymada ve değiştirmekte çok önemli bir rol oynamaktadır. Medyanın kimler tarafından sahip olunduğu, kimlerin kullandığı, bu mekanizma içerisinde devletlerin ve hükümetlerin yanı sına halkın rolünün nasıl olması gerektiği dünya siyasetinin yakın tarihinde açıkça görülmektedir. Bu yazımızda daha çok Arap Baharı dönemi ve coğrafyasında medyanın rolüne değinmemize rağmen özellikle 21. yüzyıl ile birlikte gelişen teknoloji sayesinde medya ve etkileri siyaset, uluslararası ilişkiler, sosyoloji ve psikoloji gibi çoğu bilim dalının önemli bir araştırma konusu haline gelmiştir ve etki çapının sadece Arap Baharı ile ilgili olduğu ve kısıtlandığı asla düşünülemez. Sadece protestolar veya savaşlar, çatışmalar değil kişisel yaşamımızın her alanında Sosyal ve Kitlesel medya araçlarının önemini görebiliriz. Günümüzde bireysel davranışlarımızdan, devletlerin kendi içerisinden ve aralarındaki ilişkilere kadar medya başrol haline gelmiştir.  Sadece sosyal ve çevrimiçi medya araçları değil; televizyon, radyo, gazete, kitap, dergi vb. çoğu kitlesel fiziki iletişim araçlarının etkisini incelediğimizde yazının icadına kadar uzanan bu sürecin geleceğine dikkatle yaklaşmak gerekir.



        Kaynakça ve Referanslar

  • CNN at SXSW: Social media in Arab Spring, Ivan Watson
  • The Arab Spring and the impact of social media - Albany
  • Howard, P.N., Duffy, A., Freelon, D., Hussain, M., Mari, W. & Mazaid, M. (2011). Opening Closed Regimes: What Was the Role of Social Media During the Arab Spring?
  • The National News - Facebook and Twitter key to Arab Spring Uprisings Report
  • Clayton, Mark; Jacobsen, Katherine (28 August 2013). "Syrian Electronic Army: Who Are They and What Do They Want?". Christian Science Monitor.
  • Arthur, Charles (28 January 2011). "Egypt cuts off internet access". The Guardian
  • Howard, Philip N.; Duffy, Aiden; Freelon, Deen; Hussain, Muzammil; Mari, Wil; Mazaid, Marwa (2011). "Opening Closed Regimes: What Was the Role of Social Media During the Arab Spring?
  • Stepanova, Ekaterina (May 2011). "The Role of Information Communication Technologies in the "Arab Spring"
  • Cohen, Noam (20 February 2011). "Egyptians Were Unplugged, and Uncowed". The New York Times
  • Tufekci, Zeynep (2017). Twitter and Tear Gas: The Power and Fragility of Networked Protest. New Haven & London: Yale University Press. p. 248.
  • Peddler's martyrdom launched Tunisia's revolution, By Lin Noueihed on Reuters, January 20, 2011
  • Salem; Fadi; Mourtada (6 June 2011). "Civil Movements: The Impact of Facebook and Twitter". Dubai School of Government.
  • Kirkpatrick, David D.; Sanger, David E. (13 February 2011). "Egyptians and Tunisians Collaborated to Shake Arab History". The New York Times. 
  • Mellen, Roger (2013). "Modern Arab Uprisings and Social Media: An Historical Perspective on Media and Revolution". Explorations in Media Ecology.
  • Rainie, Lee; Wellman, Barry (2014). Networked. Boston, MA: The MIT Press. p. 207.
  • "Debate flares on 'Twitter revolutions,' Arab Spring." Agence France-Presse 10 March 2013. NewsBank.
  • "Twitter Devolutions". Foreign Policy. 7 February 2013. Marc Lynch.
  • Demidov, Oleg (2012). "Social Networks in International and National Security". Security Index.
  • Noman, Helmi (May 30, 2011). "The Emergence of Open and Organized Pro-Government Cyber Attacks in the Middle East: The Case of the Syrian Electronic Army"

  1. [1] Peddler's martyrdom launched Tunisia's revolution, By Lin Noueihed on Reuters, January 20, 2011
  2. [2] Howard, Philip N.; Duffy, Aiden; Freelon, Deen; Hussain, Muzammil; Mari, Wil; Mazaid, Marwa (2011). "Opening Closed Regimes: What Was the Role of Social Media During the Arab Spring?"
  3. [3] Arthur, Charles (28 January 2011). "Egypt cuts off internet access". The Guardian
  4. [4] Clayton, Mark; Jacobsen, Katherine (28 August 2013). "Syrian Electronic Army: Who Are They and What Do They Want?". Christian Science Monitor.
  5. [5] Noman, Helmi (May 30, 2011). "The Emergence of Open and Organized Pro-Government Cyber Attacks in the Middle East: The Case of the Syrian Electronic Army"
  6. [6] Stepanova, Ekaterina (May 2011). "The Role of Information Communication Technologies in the 'Arab Spring'"
  7. [7] Cohen, Noam (20 February 2011). "Egyptians Were Unplugged, and Uncowed". The New York Times
  8. [8] Tufekci, Zeynep (2017). Twitter and Tear Gas: The Power and Fragility of Networked Protest. New Haven & London: Yale University Press. p. 248.
  9. [9] Harlow, Summer (2013). "It Was a "Facebook Revolution": Exploring the Meme-Like Spread of Narratives During the Egyptian Protests". Revista de Comunicacion. 
  10. [10] Stepanova, Ekaterina (May 2011). "The Role of Information Communication Technologies in the 'Arab Spring'"
  11. [11] Salem; Fadi; Mourtada (6 June 2011). "Civil Movements: The Impact of Facebook and Twitter". Dubai School of Government.
  12. [12] Kirkpatrick, David D.; Sanger, David E. (13 February 2011). "Egyptians and Tunisians Collaborated to Shake Arab History". The New York Times. 
  13. [13] Salem; Fadi; Mourtada (6 June 2011). "Civil Movements: The Impact of Facebook and Twitter". Dubai School of Government.
  14. [14] Rainie, Lee; Wellman, Barry (2014). Networked. Boston, MA: The MIT Press. p. 207.
  15. [15] Mellen, Roger (2013). "Modern Arab Uprisings and Social Media: An Historical Perspective on Media and Revolution". Explorations in Media Ecology.
  16. [16] "Debate flares on 'Twitter revolutions,' Arab Spring." Agence France-Presse 10 March 2013. NewsBank.
  17. [17] "Twitter Devolutions". Foreign Policy. 7 February 2013. Marc Lynch.
  18. [18] Demidov, Oleg (2012). "Social Networks in International and National Security". Security Index.

Comments