Açılımdan Ortaklığa: Türkiye’nin Somali ve Mali Dış Politikası
1. Öz
21. yüzyılın başından itibaren Türkiye'nin Afrika kıtasına yönelik dış politikasında gözle görülür bir açılım yaşanmıştır. Bu çerçevede Somali ve Mali, hem güvenlik işbirliği hem de kalkınma yardımları açısından dikkat çeken iki önemli ülkedir. Ancak son dönemlerde bazı çevrelerce Türkiye'nin bu ülkelerdeki askeri varlığı ve desteği, özellikle İnsansız Hava Araçları (İHA/SİHA) bağlamında sivillerin zarar gördüğüne dair iddialarla eleştirilmektedir. Bu yazı, söz konusu iddialara karşı duygusal ani tepkiler vermek yerine Türkiye’nin bölgesel politikalarını diplomatik, stratejik ve insani boyutlarıyla değerlendirmeyi ve asılsız iddiaları açığa çıkarmayı amaçlamaktadır.
2. Afrika Açılımı, Ortaklığı ve Türkiye'nin Çok Boyutlu Dış Politikası
Türkiye, 2005 yılını “Afrika Yılı” ilan ederek kıta ile ilişkilerini yeniden yapılandırma yoluna gitmiştir. Bu politika yalnızca ekonomik çıkarlar üzerine değil, aynı zamanda “kazan-kazan” ilkesi ve insani diplomasi temelinde gelişmiştir. Somali, bu açılımın sembolik ülkesi haline gelirken, Mali gibi ülkeler de zamanla bu politikanın kapsama alanına girmiştir.
Afrika, uluslararası sistem içerisinde daha etkin rol oynayan ve küresel sahnede ağırlığı giderek artan bir aktör haline gelmektedir. Pek çok alanda hızla gelişen kıtanın barındırdığı ekonomik ve ticari potansiyel ile jeopolitik ağırlığı, birçok ülkeyi ve yatırımcıyı Afrika’ya çekmektedir. Tarihsel bir temel üzerine inşa edilen Türkiye’nin Afrika politikası siyasi, insani, ekonomi ve kültür ayaklarını içerecek şekilde ve ikili, bölgesel, kıtasal ve küresel olmak üzere dört boyutta yürütülmektedir. Bu çerçevede Türkiye, Sahraaltı Afrika (SAA) ülkeleriyle ilişkilerinde pek çok alanda önemli mesafe kat edilmiştir. 1998 yılında başlayan, 2005 yılında Afrika Birliği’ne (AfB) gözlemci üye olması ve 2008 yılında AfB tarafından stratejik ortak olarak ilan edilmesiyle ivme kazanan çok boyutlu Afrika’ya Açılım Politikası süreci kapsamında bölge ülkeleriyle başta siyasi ilişkiler olmak üzere ticaret, yatırımlar, kültürel projeler, güvenlik ve askeri işbirliği ve kalkınma projeleri gibi birçok alanda hızlı ilerleme sağlamıştır. Türkiye’nin başarıyla tamamlanan Afrika’ya Açılım Politikası yerini 2013 yılı itibariyle Afrika Ortaklık Politikasına bırakmıştır.
Türkiye; kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve insani yardım örgütlerinin faaliyetlerini kapsayan bütüncül bir anlayışın ürünü olan Afrika Ortaklık Politikası ile kıtanın barış ve istikrarı ile ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmayı amaçlamıştır. Büyükelçiliklerin yanı sıra TİKA, AFAD, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı, Anadolu Ajansı, Türk Hava Yolları gibi kurumlarla kıtadaki faaliyetler daha da yaygınlaşmıştır. Bu hamlelerin somut göstergelerinden biri de gelişen ekonomik ilişkiler ve katlanarak artan ticaret rakamlarıdır. Afrika Kıtası’yla toplam ticaret 2003 yılında 5,4 milyar Dolar seviyesinden, 2021 yılı sonu itibariyle ise 34,5 milyar Dolar seviyesine ulaşmıştır.
20 yılın ardından bugün Türkiye 43 diplomatik misyonla kıtada en çok temsil edilen ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye-Afrika ticaret hacmi ise 40 milyar dolar seviyesine yaklaşmış vaziyette. Ayrıca, bugün Türkiye'yi Afrika kıtasında stratejik noktalarda görmekteyiz. Etiyopya ve Somali gibi çatışmaya yakın iki ülkeyi barıştıran ve aralarında arabuluculuk gerçekleştiren Türkiye, aynı zamanda Afrika ülkeleriyle savunma alanında işbirliğini de artırma eğilimi gösteriyor. Son yıllarda Baykar, Aselsan, TUSAŞ, Nurol Holding gibi şirketlerin ürettiği Türk savunma sanayi ürünlerinin kıtada genişleyen pazarı, bu işbirliğinin en somut göstergesi. Nijer, Mali, Etiyopya gibi ülkelere yapılan silahlı insansız hava araçları (SİHA) satışlarının yanında Gambiya, Uganda ve Kenya gibi ülkelere satılan zırhlı araçlar bulunuyor. Gelinen noktada Afrika ordularının envanterindeki Türk savunma sanayi ürünleri her geçen gün artıyor.
Türkiye’nin özellikle son 20 yılda Afrika’daki aktifliğinin artmasında son yıllarda kıtada yükselişe geçen Fransa karşıtı eğilimlerin başlıca aktör olduğunu söyleyebiliriz. Başta Mali, Burkina Faso, Nijer gibi ülkelerden askeri varlığını çekmek durumunda kalan Fransa, şimdilerde de ise Çad ve Senegal'den çıkartılıyor. Tabiri caizse batılı güçler Afrika sahasında kan kaybetmeye devam ediyor. Fransa'nın ivedilikle Afrika ülkelerini terk etmesinin yanında Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) kıta ülkeleriyle ticaret hacmi de düşüş eğilimi gösteriyor. 2011'de 125 milyar dolar seviyesinde seyreden ABD-Afrika ticaret hacmi, son yıllarda 45 milyar dolar seviyesine kadar geriledi ve neredeyse Türkiye Cumhuriyeti ile eşit seviyeye gelmiş bulundu.
Görsel (1): Türkiye’nin “Afrika açılımı” ile ilgili son istatistikleri gösteren bir infografik, 2021; Anadolu Ajansı.
3. Türkiye - Somali İlişkileri: Bir İyileşme Modeli
Somali, uzun süren iç savaşın ve devlet çöküşünün ardından 2011'de yaşanan büyük kuraklıkla uluslararası gündeme taşınmıştı. O yıl dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mogadişu ziyareti, Türkiye'nin hem bölgeye hem de Afrika kıtasına yönelik yaklaşımında bir dönüm noktası oldu.
3.1. Somali
Somali yada resmi olarak Somali Federal Cumhuriyeti -komünist yönetimde önceki adı Somali Demokratik Cumhuriyeti- , Doğu Afrika'da Afrika Boynuzu denilen coğrafî bölgede bulunan bir ülkedir. 1988'de Somali İç Savaşı'nın başlamasından itibaren topraklarında merkezî bir hükûmet kontrolü bulunmamaktadır. 2024 yılında kurulmuş ve uluslararası olarak tanınmış Federal Geçiş Hükûmeti, ülkenin sadece küçük bir parçasını yönetebilmektedir.
Somali, Arap Ligi’nin Afrika Kıtasında bulunan 8 üyesinden biridir. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlarda üye olarak bulunmaktadır.
Somali, 1960 yılında İngiltere ve İtalya’dan bağımsızlığını kazanmış; 1969 yılında darbeyle iktidara gelen Mohamed Siad Barre rejimi 1991 yılında yıkılmıştır. Aşiret kavgaları ekseninde şekillenen kargaşa ortamı ülkeye uzun süre egemen olmuş, 2012 yılına kadar Somali’de etkin bir merkezi hükümet kurulamamıştır. Ülkedeki güvenlik durumu kırılganlığını korumaktadır. 2007 yılından bu yana Somali’de faaliyet gösteren ve 2012 Ocak ayından itibaren Eş-Şebab’la aktif olarak mücadele etmeye başlayan Afrika Birliği Somali Misyonu’na (AMISOM) Kenya, Uganda, Burundi, Cibuti ve Etiyopya asker sağlamaktadır.
Ekonomik açıdan bakacak olursak Somali'de ağırlıklı olarak hayvancılık, havale / para transfer şirketleri ve telekomünikasyona dayalı bir kayıt dışı ekonomi oluştuğu söylenebilir. Tarihi İpek Yolu’nun Afrika kolu Somali'den geçiyordu. Coğrafi konumu itibariyle limanlara ve doğal kaynaklara (Petrol ve Altın) sahiptir. Ekonomisinin aşağı yukarı %65'i hayvancılık ve çiftçiliğe dayanır. Hem büyükbaş hemde küçükbaş hayvan yetiştirilir. Ülke arazisinin %15'i ekime müsaittir. Nehirler boyunca uzanan topraklar oldukça verimlidir. Başlıca tarım mahsulleri mısır, darı, susam, fasulye, pamuk, şekerpancarı, süpürgedarısı ve muzdur. Ülkede çıkarılabilen başlıca mineraller; deniz tuzu, kireçtaşı, kumtaşı, kil, lületaşı, alçıtaşı, demir, kalay boksit, titanyum ve uranyumdur.
Somali, çoğu henüz el değmemiş halde uranyum, demir, kalay, bakır, jips, boksit ve doğalgaz yataklarına sahiptir. Arap Yarımadasına yakınlığı nedeniyle petrol açısından da zengin olduğu varsayılmaktadır. Bu araştırmalar doğrultusunda, kuzeydeki Puntland eyaletinde yaklaşık 5-10 milyar varillik petrol rezervi saptanması sonucu Somali Petrol Şirketi kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda düzenlenen toplantının ardından Türkiye Petrolleri ile Somali Petrol Otoritesi arasında “Türkiye ve Somali Arasında Kara Alanlarında Hidrokarbon Arama ve Üretim Anlaşması” imzalandı. Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi ise, Somali denizlerinde petrol ve doğal gaz aramaya devam ediyor.
Elbette Türkiye ve Somali arasındaki işbirliği ve anlaşmalar bu kadarla sınırlı değil. 2017’de açılan TURKSOM Askeri Eğitim Üssü, Somali güvenlik güçlerinin eğitilmesini sağlamaktadır. Somali Birleşmiş Milletler ambargosu altında olduğundan avcı uçakları ve diğer uçakları alamadığı için, hava kuvvetleri adayları bunun yerine Türkiye'de eğitilmektedir. Mogadişu Uluslararası Havalimanı ve Limanının rehabilitasyonunda Türk firmaları rol almıştır. Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi, Türkiye'nin Somali'ye yaptığı en büyük sağlık yatırımlarından biridir. Günlük yaklaşık 1.000 hastaya hizmet veren hastane, bölgenin en modern sağlık kurumlarından biridir. Somali’de 2017’den itibaren faaliyet göstermekte olan Türkiye Maarif Vakfı (TMV) okulları, anaokulundan lise düzeyine kadar eğitim vermektedir. TİKA, Diyanet, Kızılay ve AFAD aracılığıyla eğitimden sağlığa onlarca proje yürütülmektedir.
Görsel (3): Somali’deki Türk Yatırımarının bir kısmını gösteren tablo. “Somali Yurt Dışı Yatırım Ülke Profili”, s.27, T.C. Ticaret Bakanlığı; Selahattin Batur, Somali Ticaret Müşaviri.
3.2 Eş-Şebab
Hareket eş-Şebab el-Mücahidin yada Somali İslam Emirliği, kısaca Eş-Şebab. Eş-Şebab, , Somali merkezli ve Doğu Afrika'nın başka yerlerinde aktif olan ulusötesi bir Selefi Cihatçı askeri ve siyasi terör örgütü. Halen devam etmekte olan Somali İç Savaşı'na radikal İslamcı bir grup olarak aktif şekilde katılmakta ve Somalili sivillere ve hükümet güçlerine yönelik terörist saldırılarını meşrulaştırmak için düzenli olarak tekfir etmektedir. Militan Ümmetçi örgüt El-Kaide ile 2012'den beri müttefiktir, bağlıdır. Örgütün üstlendiği başlıca terör saldırıları arasından 2013 Westgate saldırısında 67 ölü, 2017 Mogadişu saldırısında 574 ölü ve 316 yaralı, 2022 Mogadişu saldırısında ise 121 ölü 300 yaralı göze çarpmaktadır.
Somali Ulusal Ordusu’nun güçlendirilmesi, terör örgütü Eş-Şebab’la mücadele, Anayasa reformu, kuraklık ve açlıkla mücadele, bir kişi bir oy prensibine dayalı seçim sisteminin kurulması, işler bir federal devlet yapısının oluşturulması Federal Hükümetin önündeki en önemli sınamalardır.
3.3. Somali’ye İHA ve SİHA Satışı ve Sivillere Müdahale ile İlgili İddialar
Türkiye'nin Somali'de radikal İslamcı Eş-Şebab örgütüne karşı savaşan güçlere SİHA desteği verdiği bazı haber kaynakları tarafından belirtildi. Somali İçişleri Bakanı Ahmed Fiqi, radikal İslamcı Eş Şebab örgütüne karşı yürütülen geniş çaplı saldırılarda Türkiye'den askeri destek alındığı belirterek, Türkiye'nin Somali'ye Bayraktar TB2 tipi silahlı insansız hava araçları gönderdiğini ifade etti.
DW’de yer alan habere göre; Somali'de bir televizyon kanalına verdiği röportajda Bakan Fiqi, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) yanı sıra Türkiye'nin de Somali'deki Eş Şebab'a karşı savaşan güçlere destek verdiğini belirtti. Somali'de hükümet aylardır, Eş Şebab örgütüne karşı askeri operasyonlar yürütüyor. Radikal İslamcı Eş Şebab örgütü, Somali'nin merkezinde ve ülkenin güneyinde geniş bölgeleri kontrol altında bulunduruyor. Ülkedeki silahlı klanların ve sivillerin desteğiyle, Somali askeri güçleri terörist örgüte karşı büyük kazanımlar elde etti.
Şu zamana dek Türkiye’nin 23’ten fazla ülkeye TB2 SİHA sattığı biliniyor. 2021'de 664 milyon dolarlık S/İHA sistemi ihracatı gerçekleştiren Baykar, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan verilere göre savunma ve havacılık alanında en çok ihracat yapan firma oldu.
2025 yılı itibariyle ise Türkiye, Somali Ordusu’na 2 adet Baykar Bayraktar Akıncı TİHA teslim etti. A400M nakliye uçağıyla gerçekleştirilen sevkiyat, Somali’nin terörle mücadele kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Somali Ordusu, Havarij (Eş-Şebab) örgütünün artan saldırılarına karşı hava gücünü artırmak amacıyla envanterine Akıncı TİHA ekledi.
Anlaşılabileceği üzere İHA ve SİH teknoloji Türkiye tarafından geliştirilmiş ve bir bedel karşılığında Somali Silahlı Kuvvetlerine satılmıştır. Bundan sonra araçların operatörlüğünü ve kullanımını yapanlar ise Somali ordusudur.
4. Türkiye-Mali İlişkileri ve Sahel Politikası
Mali, 2012’den bu yana cihatçı gruplar, etnik çatışmalar ve askeri darbelerle anılan, Sahel bölgesinin kırılgan ülkelerinden biridir. Fransa’nın çekilmesiyle oluşan güvenlik boşluğu bölgesel aktörleri öne çıkarmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2 Mart 2018'de Mali'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret bu düzeyde Türkiye'den Mali'ye yapılan ilk ziyarettir.
4.1. Mali
Mali, resmi adıyla Mali Cumhuriyeti, Batı Afrika'da denize kıyısı olmayan ve aynı zamanda yüzölçümü bakımından Afrika'daki en büyük 8. ülkedir. Nüfusunun %65'ini 25 yaş altındakiler oluşturmaktadır. Mali ekonomisi tarım ve madencilik temellidir. Altın ülkenin önde gelen doğal kaynaklarındandır ve Mali Afrika'nın en büyük üçüncü altın üreticisidir.
Görsel (4): Mali resmi devlet bayrağı.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başlayan bağımsızlık hareketleri sonucunda, 1958 yılında Fransız Sudanı özerk bir cumhuriyet olmuştur. 1959’da Senegal ile birleşerek, Mali Federasyonu teşkil edilmiştir.
Federasyon Haziran 1960’ta Fransa’dan bağımsızlığını ilan etmiş, ancak Senegal’in Ağustos ayında Federasyondan ayrılması üzerine Fransız Sudanı yöneticileri ülkenin adını Mali olarak değiştirerek, 22 Eylül 1960’ta bağımsız Mali Cumhuriyeti’ni ilan etmişlerdir.
2012 Ocak ayında ülkenin kuzeyinde başlayan dördüncü Tuareg isyanı, 22 Mart 2012 tarihinde yapılan askeri darbe ve ardından isyancıların başkente yaklaşması ülkenin tamamında istikrarsızlığa yol açmıştır. 18 Ağustos 2020 tarihinde bir askeri darbe gerçekleşmiştir. Darbeyi müteakiben 5 Ekim 2020 tarihinde geçiş dönemi hükümeti kurulmuş olmakla birlikte, Geçiş Dönemi Devlet Başkanı N’Daw ve ile Başkan Yardımcısı Goita arasında yaşanan anlaşmazlıklar sonucu, Albay Goita’nın girişimiyle 24 Mayıs 2021 tarihinde ikinci askeri darbe daha gerçekleşmiştir.
4.2. Mali’ye İHA ve SİHA Satışı ve Sivillere Müdahale ile İlgili İddialar
Türkiye'nin geliştirdiği SİHA teknolojisi, özellikle uluslararası terörle mücadele bağlamında birçok ülkenin ilgisini çekmiştir. Somali ve Mali gibi ülkelerde Türk SİHA’larının doğrudan operasyon yapıp yapmadığı konusu hâlâ resmi, açık ve doğrulanmış verilerden çok, sosyal medya paylaşımlarına dayandırılmaktadır.
Türkiye’nin SİHA satışı ile operasyonel kontrolü farklı şeylerdir. Bir ülkeye silah satmak, o silahın nasıl kullanılacağını denetlemek anlamına gelmez. Somali'de aktif SİHA kullanımına dair resmi bir teyit yoktur. Mali’de ise Bayraktar TB2’nin, ilgili ülke ordusunun kontrolünde sınırlı operasyonlarda kullanıldığı ifade edilmektedir. BM, HRW gibi tarafsız kuruluşların Türkiye’yi doğrudan suçlayan raporları mevcut değildir. Zaten bu düzeyde operasyonel kontrolünü yapmadığı bir durumdan Türkiye’nin sorumlu tutulması asla mantıklı değildir.
MEPA News gibi radikal haber kaynakları ise nefret söylemlerine ve hedef göstermelerine yenilerini eklemek için tutarsız bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti’ni suçlamaktadır. Resmi kaynaklardan edinilen bilgiler ışığında zaten karşılıksız bir insansız hava aracı yada mühimmat desteğinin olmadığını görmekteyiz. Bu durum haliyle Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri’nden ithal etmiş olduğu jet uçaklarını kendi operasyonları için kullanması kadar doğaldır. MEPA News, yapmış olduğu hiç bir haberde detay ve kaynak vermezken sadece “bölgesel kaynaklar rapor etti” şeklinde haber sunmaktadır. Görsellerin benzerlerine veya kendilerine ise internet üzerinden ulaşılamamaktadır.
Türkiye'nin Afrika’daki askeri varlığına dair üretilen eleştirilerin önemli bir kısmı Fransız ve Batılı medya kaynaklıdır. Özellikle Sahel bölgesinde Türkiye'nin artan etkisi, eski sömürgeci güçleri ve onların medya aygıtlarını rahatsız etmiştir. Türkiye’nin Somali ve Mali’deki varlığı salt askeri değil, çok boyutlu bir diplomasi anlayışına dayanmaktadır. SİHA teknolojisi, bu ülkeler tarafından tercih edilen bir savunma aracı olsa da, doğrudan Türkiye’nin sivilleri hedef aldığına dair güvenilir bir delil bulunmamaktadır. Gerçeklerin duygulara ve ideolojik önyargılara değil, sahadaki veri ve analizlere göre değerlendirilmesi, hem adil hem de yapıcı bir yaklaşım olacaktır.
Kaynakça ve Referanslar
Özkan, M. (2020). Turkey’s Rising Soft Power in Africa. Routledge
Sıradağ, A. (2022). The Rise of Turkey’s Soft Power in Africa: Reasons, Dynamics, and Constraints. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi
Anadolu Agency. (2021). “Journalists from Africa Visit Turkey’s Anadolu Agency”, 11 May 2021.
Aras, B. (2009). “Davutoğlu Era in Turkish Foreign Policy”, SETA Policy Brief, No. 32, pp. 1-16.
Bhutto, F. (2019). “How Turkish TV is Taking over the World”, The Guardian, 13 Sep. 2019,
Çevik, S. B. (2019). “Reassessing Turkey’s Soft Power: The rules of Attraction,” Alternatives: Global, Local, Political, 44(1), 50-71.
Davutoğlu, A. (2001). “Stratejik Derinlik: Türkiye’nin Uluslararası Konumu”, İstanbul: Küre Yayınları.
Directorate of Communications of Turkiye. (2019). “III. African Muslim Religious Summit”, 28 December 2020.
France 24. (2021). “Turkey Pledges 15 Million Covid Vaccine Doses for Africa in Goodwill Gesture”, 08 July 2022.
Haugom, L. (2019). “Turkish Foreign Policy under Erdogan: a Change in International Orientation?” Comparative Strategy, 38(3), 206-223.
Hazar, N. (2016), Türkiye-Afrika İlişkileri: Türkiye’nin Dost Kıtaya Açılım Stratejisi, Ankara: Akçağ Yayınları. Uluslararası Politik Araştırmalar Dergisi 8 (2) 13
Hürriyet. (2016). “Turk Universitelerinde 135 Afrikali Akademisyen Var,”, 20 February 2022.
İncesu, S. (2020), “Afrika Açılım Politikası”, Cumhuriyet, 30 Ocak 2020.
Kalın, İ. (2011). “Soft Power and Public Diplomacy in Turkey,” Perceptions, XVI (3), 5-23.
Kalin, İ. (2012). “Turkish Foreign Policy: Frameworks, Values, and Mechanisms”, International Journal, 67(1), 7-21.
Nye, J. S. (2004). “Soft Power and American Foreign Policy”, Political Science Quarterly,” Vol. 119, Issue: 2.
Nye, J. S. (2004). “Soft Power: The Means to Success in World Politics,” New York: Public Affairs.
MUSIAD. (2018). “MUSIAD Afrika Agini Genisletiyor”, 27 January 2021.
Oğuzlu, T. (2007). “Soft Power in Turkish Foreign Policy”, Australian Journal of International Affairs, 61(1), 81-97.
Öner, S. (2013). “Soft Power in Turkish Foreign Policy: New Instruments and Challenges”, Euxeinos, 10, 7-15.
Öniş, Z. (2011). “Multiple Faces of the “New” Turkish Foreign Policy: Underlying Dynamics and Critique”, Insight Turkey, 13(1), 47-65.
Özkan, M. (2010). “Turkey’s Rising Role in Africa”, Turkish Policy Quarterly, 9(4), 93-105.
Özkan, M. (2014). “A Post-2014 Vision for Turkey-Africa Relations”, Insight Turkey, 16(4), 23-31.
Sıradağ, A. (2016). “Turkish-Somali Relations: Changing State Identity and Foreign Policy”, InquirySarajevo Journal of Social Sciences, 2(2), 89-106.
Sıradağ, A. (2020). “Turkey’s Engagement with the African Organizations: Partner or Competitor?” India Quarterly: A Journal of International Affairs, 1(16), 1-16.
T.C. Ministry of Foreign Affairs of Turkey, “Turkey-Africa Relations”, http://www.mfa.gov.tr/turkeyafrica-relations.en.mfa, 12 March 2020.
T.C. Ministry of Foreign Affairs of Turkey, “Relations between Turkey and Somalia”, https://www.mfa.gov.tr/relations-between-turkey-and-somalia.en.mfa, 15 April 2021.
T.C. Ministry of Foreign Affairs of Turkey, “Turkey Emergency Humanitarian Assistance”, http://www.mfa.gov.tr/humanitarian-assistance-by-turkey.en.mfa, 12 March 2021.
Turkiye Diyanet Foundation. (2019). “Turkiye Diyanet Vakfi Burslarina Yogun Ilgi”, 10 December 2019.
Türkiye İstatistik Kurumu. (2022). “Dış Ticaret İstatistikleri”, 29 June 2022.
Jung, D. (2012). “Domestic Context of New Activism of Turkish Foreign Policy: Does Religion Matter?” International Journal, 67(1), 23-38.
Turan, Y. and Karafil, A. (2017). “Soft Power Fact in Turkish Foreign Policy: the Case of Prime Ministry’s Office of Public Diplomacy”, 3(1), 18-32
Usluer, A. S. (2016). “The July 15 Failed Coup Attempt and its Implications for Turkish Foreign Policy”, Bilig, 79, 23-44.
Vuving, L. A. (2019). “How Soft Power Works”, American Political Science Association, pp. 8-11, 13 May 2021.
Yukaruç, U. (2017). “A Critical Approach to Soft Power”, Journal of Bitlis Eran University, 6(2), 491- 02.
Yurtdışı Türkler Başkanlığı (YTB). (2020). Türkiye-Afrika İsbirligine YTB’nin Turkiye Burslari Damgasini Vurdu, 23 June 2021.
Yurtdışı Türkler Başkanlığı (YTB). (2023). Zirvelerden Ufka Bakmak: 21. Yüzyılda Türkiye-Afrika İlişkileri, Perşembe, Mayıs 25, 2023
Anadolu Ajansı (AA). (2025). 2005'ten 2025'e Türkiye'nin Afrika'da 20 yılı, 25.03.2025.
T.C. Dışişleri Bakanlığı (mfa.gov.tr). TÜRKİYE-AFRİKA İLİŞKİLERİ
Türkiye'den Somali'ye Bayraktar TB2 SİHA sevkiyatı iddiası - Defensehere (10 Aralık 2021)
Somali'nin Bayraktar TB2 SİHA teslim aldığı iddia edildi | DefenceTurk (10 Aralık 2021)
Türkiye Somali'ye SİHA verdi | Rudaw.net (26.09.2022)
Türkiye Yüzyılı - Afrika Ortaklık Politikası (turkiyeyuzyili.com)
Maxwell, D. & Fitzpatrick, M. (2012). The 2011 Somalia famine: Context, causes, and complications. Feinstein International Center, Friedman School of Nutrition Science and Policy, Tufts University, 114 Curtis Street, Medford, Massachusetts 02155, USA
BM Somali'de 'kıtlık' ilan etti - BBC News Türkçe (20 Temmuz 2011)
Berber, B. (2025) Türkiye’den Somali’ye TİHA Desteği - SavunmaSanayiist


Comments
Post a Comment